Biz Kimiz? Karavan Almaya Nasıl Karar Verdik?

Merhabalar. Merhaba, ben Okay. Ben Özlem. Pazarlama uzmanıyım. Özlem ise bilgisayar mühendisi.

Sizi bir 9 ay öncesine, hatta 11 ay öncesine götürmek istiyoruz. 11 ay önce biz bir karavan aldık. Bu karavanı alırken nelere dikkat ettik? Hepsini sizle paylaşacağız. Aslında karavan değil, panelvan aldık. Evet, panelvan aldık. Şimdi panelvan alırken neler yaşamışız, neler yapmışız, gelin hep birlikte izleyelim.

Biz 5 yıldır aslında karavan kiralıyoruz. Karavan almaya hemen karar vermedik. Tabii ki benim çocukluğumdan beri karavanları inceliyordum, karavanlar çok hoşuma gidiyordu. İnsanın yanında tüm evini taşıyor olması fikri çok değişik geliyordu. Hatta ilkokuldayken babamın arkadaşı Almanya’dan geldiğinde minibüse baktığımda bir yatak görmüştüm, ranza şeklinde. Çok ilginç gelmişti bana. Nasıl yani, böyle bir şey olabiliyor mu diye. Aslında bendeki merak ta ilkokuldan beri var.

Daha sonrasında ise Özlem’le tanıştıktan sonra bu merakı birazcık daha ileri götürdük. Bir yandan araçla, arabayla Türkiye seyahatleri yaparken, hatta yurt dışına da giderken, bir yandan da “Ya, karavan kiralasak nasıl olur, önce bir denesek” dedik ve karavan kiraladık.

İlk karavanımızla Altın Kamp’a gittik. Altın Kamp’tan önce Poyrazlar Kamp’a gittik, sonra Altın Kamp’a gittik ilk karavanımızla, ilk kiraladığımız karavanla. Sonra Ultra Karavan’dan bir karavan kiraladık, onunla Datça’ya gittik, Datça’nın tüm koylarını keşfettik. Birincisi Ducato’ydu, 17 metreküp. İkinci karavanımız da yine 15 metreküp Ducato’ydu. Üçüncü kiraladığımız karavanla Sülüklü Göl ve Yedigöller’e gittik. O da bir Ducato’ydu, 15 metreküp. Biz kiraladıkça hoşumuza gittiğini gördük. Özellikle Sülüklü Göl ve Yedigöller kampımız çok güzeldi, değil mi? Evet, Datça da güzeldi. Hangisi daha güzeldi? Bence Datça çok güzeldi çünkü deniz de vardı. Ve okullar tatil olduğu için, yani kasım ayı gibiydi, çok kalabalık değildi. Plajlar, sahiller o yüzden çok güzel bir tatildi. Şu anda zaten görüntüleri ya da videoları ya da fotoğrafları görüyorsunuzdur.

3 tane Ducato macerasından sonra biz yavaş yavaş karavancılığı da anlamak adına, öğrenmek adına eski, deneyimli karavancıların videolarını izledik, vlog’lar izledik, blog’lar okuduk. Bayağı bir bilgi sahibi olduk. Artık ne istiyoruz, ne yapmak istiyoruz daha iyi anladık.

Bu sefer benim de gitmediğim, Özlem’in de gitmediği Karadeniz rotasını yapmaya karar verdik, ama önce Karadeniz rotasını ikiye bölmemiz gerekti. Batı ve Orta Karadeniz’i bir rotada hallettik. Doğu Karadeniz’i tamamen başka bir rotada hallettik. Bunun için Avis’ten Ford Transit kiraladık. Ford Transit’ler çok güzeldi. Arkadan itişliydi, bu bir avantajdı özellikle yaylalara giderken. Arkadan itişli bir karavan olması çok daha bizi rahat ettirdi açıkçası.

İlk başta dediğimiz gibi Batı ve Orta Karadeniz’i gezdik, Ford Transit’le. Yaklaşık 16 günlük bir rotaydı. Daha sonra 2-3 ay sonra mı, aynı yıl mı tam hatırlamıyorum, bu sefer tekrar kiraladık. Bu sefer asıl bizim “Artık karavan almamız lazım, alalım” dediğimiz rotaya çıktık. Doğu Karadeniz rotası. Hâlâ düşünürüz biz oralara nasıl gitmişiz, ne güzel yerlerdi diye, değil mi? Evet, çok güzeldi gerçekten. Özellikle Rize yaylaları, Artvin yaylaları çok iyiydi. Onu da Avis’ten kiralamıştık, Ford Transit arkadan itişli bir araç.

Ve artık biz karavan kiralamalardan sonra bir karavan almamız ya da yaptırmamız lazım dedik. İlk başta baktık alabileceğimiz karavanlara. Fakat her zaman bir tarafı içimize sinmiyordu, ya tasarım ya işçilik ya ürünler. En sonunda biz en iyisi bir panelvan alalım ve yaptıralım dedik.

Sonrasında araç bakmaya başladık tabii. Ford Transit kiraladığımız için sürekli Ford Transit’lere baktık, ama Ford Transit’ler eninden çok dar ve çok daha ağır, PSA araçlara göre yani Peugeot Boxer ve Citroen araçlara göre, Peugeot, Citroen ve Fiat araçlara göre çok daha dar ve daha ağırlar. Dolayısıyla ondan vazgeçmek zorunda kaldık ve tüm dünyadaki karavancıların yüzde sekseninin kullandığı bir PSA araç aldık. PSA araç derken yani Fiat Ducato, Peugeot Boxer ve Citroen Jumper’ı kastediyoruz. Ve biz de Fiat Ducato’lara bakmaya başladık.

Almadan önce bayağı bir sarı siteyi gezdik, bir sürü favorilerimiz vardı, bir sürü arama kayıtlarımız vardı. Bir yandan da Ford Transit’lere bakıyorduk tabii, tamamen vazgeçmemiştik, ama bir noktadan sonra öyle bir an geldi ki bir Ducato’dan bir tanesi bayağı hoşumuza gitti. Kondisyonu, kilometresi, yalnızca uzun yolda kullanılmış olması, çok yıpranmamış olması ve en sonunda dedik ki “Bu araca bakmaya gidelim.” Ama bakmaya gittiğiniz zaman ta Düzce’ye, yüzde 80 alacaksınız gibi oluyor. Biz de kalktık bir sabah Düzce’ye gittik.

Evet, heyecanlı mısınız? Biraz heyecanlıyım. Ne almaya gidiyorsunuz? Araba. Ha ha ha… Panelvan mı alacaksınız? Ne yapacağım? Panelvan mı alacaksınız? Evet, panelvan alacağım. Güzel, alacağız, geleceğiz inşallah bakalım. Nasıl bir model düşünüyorsunuz? Ducato mu? Evet. Otomatik. Evet. Karavan paketi. Evet.

Bu arada şeyi söylemeyi unuttuk: Karavan kiraladığımızda ise tanıdığımız bir taksici vardı, bütün eşyaları kendimiz götürüyorduk. Bir taksi dolusu eşyayı ağzına kadar dolduruyorduk. Çünkü kendi eşyalarımızı kullanmayı, kendi kamp malzemelerimizi kullanmayı seviyorduk. Evet, ekstra ücret de istiyorlardı. O yüzden hem kap kacak olarak, hem giysi, hem masa sandalye, kendi eşyalarımızı götürdüğümüz için hem arabanın bagajını dolduruyorduk, hem arka koltuğun yarısı eşyalarla doluyordu yani. Her bu ceremeyi çektiğimizde de açıkçası şey diyorduk: “Keşke kendi karavanımız olsa da sürekli doldur, boşalt, doldur, boşalt yapmak zorunda kalmasak.” Ve sonucunda da karavan almaya karar verdik.

Tabii karavan almaya karar verdiğimizde ve kiraladığımızda karavancılara karşı bu kadar negatif bir düşünce yoktu, bu kadar yasaklar, bu kadar çok her yerde yoktu. Çok rahat bir şekilde kiralık karavanımızla her yerde konaklıyorduk. Biz şimdi de açıkçası çok fazla sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz çünkü biz gezici karavanız. Bir yerde 1 gece, en fazla 2 gece kalıyoruz. Şu ana kadar da bir sorun yaşamadık.

Evet, ondan sonra karavanımızı aldık. Daha doğrusu panelvanımızı aldık, hep karavan diyoruz. Panelvan’ı aldıktan sonra ve almadan önce bazı karavan firmalarını ziyaret ettik ve bir karavan firmasına karar verdik. Antalya’da yaptırdık karavanımızı. Ama sadece bir karavan firması yapmadı, 3-4 karavan firması katkıda bulundu. Tek bir karavan firması yaptı diyemeyiz.

Antalya’ya götürene kadar aracımıza çok farklı eklemeler yaptırdık. Çünkü bir kere o eklemeleri yaptırmadan önce, yani yaptırdıktan sonra karavanı yaptırmak zor oluyordu. O yüzden karavanı yaptırmadan önce o eklemelerin ve geliştirmelerin yapılması gerekiyordu. Örneğin güvenlik kamerası taktırmak gibi, On-air süspansiyon gibi, tavan sepeti gibi. Çünkü güneş panelleri tavan sepetine takılacaktı. Dolayısıyla karavan yaptırmadan önce, karavan şirketine vermeden önce bazı geliştirmeleri yaptırmamız gerekiyordu.

İsterseniz onlara bakalım şimdi, neler yaptırmışız bakalım.

Önce İstanbul’da lastiklerini değiştirdik çünkü lastikleri bayağı eskiydi aracımızın. Wrangler aldık. Burada da takılıyor şu anda gördüğünüz gibi lastiklerimiz. Lastiklerimiz bunlar. Goodyear Wrangler diye geçiyor. AT lastik. Çamurda, yolda, karda, kumda bizim çok daha rahat ilerlememizi sağlayacak. Gördüğünüz gibi şurda da rot balans ayarı yapılıyor. Şu anda aracımızın 4 lastiğini, stepnesini Goodyear Wrangler yapıyoruz. Tekrar bakalım. Stepneyi niye yapıyoruz? Yolda, karda, izde patladığı noktada farklı bir lastik olmasın diye. Gerçekten yedeğini oturtmuş oluyoruz.

Lastiklerini değiştirdikten sonra servise götürdük, yetkili serviste bir hafif bakım yaptırdık. Sensörlerini kontrol ettirdik. Ondan sonra Bursa’ya gittik. Bursa’da On-air süspansiyon taktırdık. Şu anda montajı yapılıyor. Gördüğünüz gibi aksların arasında, makasların arasında körükler takıldı. Bir bu tarafta var, bir de diğer tarafta var. Gördüğünüz gibi 2 körük havayla doluyor ve makası rahatlatıyor. Montaj çok basit. Bir saat içinde tüm hepsi montajlanabiliyor. Aracın arkasını yükseltebiliyorsunuz tümsekten geçerken ya da ağırlık bindiği zaman ağırlık dengesini bu şekilde koruyabiliyorsunuz. On-air süspansiyon diye geçiyor bunlar. Şu anda biz de aracımıza monte ettirdik, ilerideki izlenimlerimizi paylaşacağız. Evet.

Perde de taktıracaktık, taktıramadık. Evet, RoyPerde taktıramadık. Çünkü o zaman üretilmemişti. Evet, daha bizim modele uygun piyasada yoktu. Biraz daha beklemeniz gerekiyor dediler.

Tabii Bursa’ya gitmişken Bursa lezzetlerinden yememek de olmazdı. Bursa’dan çıktıktan sonra İzmir’e doğru yol aldık. İzmir’e doğru giderken tabii ki Susurluk tostumuzu da yedik. Evet, İzmir’e ulaştık sonunda.

İzmir’de önce Taurus’a gittik. Taurus’ta tavan sepetimizi ve stepne taşıyıcımızı yaptırdık. Gördüğünüz gibi tavan sepetimiz takıldı. Braketlerimiz de takıldı. Buna direkt tentemiz oturacak. Buradaki braketlere, gördüğünüz gibi. Ayrıca burda da ledimiz var. Ön tarafta bir led taktırdık. Uzun bir led bu. Gece görüşü sağlaması için. Bu şekilde. Şu anda montaj bitmek üzere. Ayrıca burda da 2 tane arka ledimiz var geri görüşte kullanabilmek için. Burda da stepne taşıyıcımızı taktırdık. Çünkü aracın altına su deposu konacak. Biliyorsunuz, Ducato’da stepne anlamında hırsızlık çok oluyor. Tavan sepetimizin sol tarafı da bu şekilde. Gördüğünüz gibi üzerine güneş panelleri gelecek. Uzun 130’luk bir led taktırdık. Gece ormanda ya da ıssız yerlerde iyi aydınlatma yapabilme açısından. Bu şekilde bitmiş halini hep birlikte görürüz.

Evet, Taurus’tan sonra NGT Güvenlik’e gittik ve güvenlik kameralarımızı taktırdık. Aracımızın 4 tarafında güvenlik kameramız var, onların kabloları çekilmesi gerekiyordu. Kablolarını çektirdik. Ve en sonunda da güneşten korunmak için çok hafif koyu olmayan, UV filtresi olan bir cam filmi yaptırdık.

Merhaba, evet nasıl gidiyor karavan yapım işleri? En azından anlatır mısınız? Güzel gidiyor. 3 gündür yollardayız bu iş için uğraşıyoruz. İstanbul’dan çıktık, ilk önce Bursa’ya gittik. Bursa’da arabamıza süspansiyon taktırdık. On-air süspansiyon. Ondan sonra perdeciye de uğradık fakat perdeler şu an bizim arabamızın mevcut modeline göre yokmuş. Daha yeni üretmeyi düşünüyorlarmış. O yüzden onları dönüşte uğramayı düşünüyoruz. Ondan sonra İzmir’e geldik. İlk önce tavan sepeti ve stepne uygulaması yaptırdık. Daha sonra güvenlik kamerası taktırdık. Şu anda cam filmi taktırıyoruz. Şu an takılıyor. Biz de kumru yemeye geldik. Ve İzmir’den de yola çıktık. İzmir’den Antalya’ya mola vere vere geldik. Ve aracımızı Antalya’ya teslim etmiş olduk. Ve yaklaşık 9 ay, değil mi? Evet. 9 ay süren bir süreç oldu aracımızın yapılması.

Şurada yatak olacak. Burda banyo. Burası buzdolabı. Burası L mutfak. Burası oturma grubu. Burası masası. Keşke daha erken bitseydi ama olmadı. Biz de geç olsun, güç olmasın dedik ve bekledik.

Bizim karavan maceramız bu şekilde başladı. Bunu sizle ilk bölümlerde paylaşmak istedik, en azından kafanızda tarih sıralaması oturtabilmek için. Bizim öykümüz bu şekilde. Karavan almaya aynen bu şekilde karar verdik, bu aşamalardan geçtik. Fuarlara katıldık, araştırdık, hangi ürünler alınır, hangi ürünler alınmaz, hangi ürünlerden memnunlar, hangi araç alınması lazım. Bu süreç bizim için yaklaşık 9 ay sürdü.

Sonraki bölümlerde karavanımızı nasıl teslim aldık, karavanımızı ilk teslim aldığımızda neler yaşadık, ilk yemeğimiz, ilk kaldığımız gece, evet ilk alışverişimiz. İlk alışverişimiz, bunları izleyeceksiniz. Su doldurmamız. Her şeyin ilkini. Tabii ki kiralık karavanda da bunları yaptık, ama kendi karavanında daha farklı oluyor. İnsanın kendi karavanında yapması gerçekten daha farklı. Bunları izleyeceksiniz.

O zaman sonraki bölümlerde görüşmek üzere, bizi takipte kalın ve sonraki bölümleri kaçırmayın. Özellikle karavan almak isteyen, karavanda yaşamak isteyen, ya da karavan yolculuğuna çıkmak isteyen, karavancılık nasıl, bunun hakkında sıfırdan bilgi sahibi olmak isteyen insanlar lütfen bizim videolarımızı kaçırmayın. Size çok yol gösterici olacaktır. Evet. Çünkü biz bayağı bir yoldan geçtik.

Karavanımıza bazı geliştirmeler de yaptık, teslim aldıktan sonra. Bunları da sonraki bölümlerde göreceksiniz. Hangi geliştirmeleri yaptık, ne zorluklar yaşadık. Bazı ipuçları da vereceğiz, konaklama ipuçları, karavan kullanma ipuçları. Biz de sora sora, okuya okuya öğrendik. Evet, ve yaşayarak. “En uzman biziz” derdinde kesinlikle değiliz, yalnızca yaşadığımız tecrübelerimizi anlatacağız. O yüzden bizi takipte kalın ve abone olmayı lütfen unutmayın.

Meraklı Gezginler Yolda’dan bu bölümlük bu kadar. Kendinize çok iyi bakın. Görüşürüz.

Ne badireler atlatmışız ya. Ha ha ha ha. Anlatınca… Bir sene geçmiş. Anlatınca daha mı iyi dank etti? Bir sene geçmiş. Evet, bir sene geçti. İnsan anlatınca anlıyor bir senede neler yaşadık. Evet, gerçekten bir sene oldu ya, vallahi. Bayağı heyecanlıydık. Çantalarla kavimler göçü gibi bir göçle, otobüste sıkışa sıkışa… Dedim… Pardon, burayı kesiyoruz, burası değildi burası sonra. Karavanı almaya giderken bu… Niye, karavan kiralamaya giderken de taksi tutuyorduk ve yine kavimler göçü gibi oluyordu. He he he. Burayı kestik ama. Bir sürü eşya taşıyorduk. Tamam işte, benzer.

Hemen belirtelim; bu serüvende kullandığımız ve ismini duyacağınız tüm markaları kendi tercihimizle ve kendi cebimizden ödeyerek aldık. Yani anlatacaklarımız tamamen tarafsız ‘kullanıcı deneyimi’dir, reklam içermez.

Kategoriler:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Yazılar :-